28 Aralık 2008 Pazar

1970’de geleceği gören adam ve “Arcosanti” kenti

Cumhuriyet gazetesi çeviri servisinde hazırladığım yazıdan
25/08/08 Guardian – Summer Fete - by Steve Rose

İtalyan mimar Paolo Solari, 1970lerde Arizona çölünün ortasında dünyanın ilk ekolojik kentinin tasarımını yaparak bir kentin dışarıya gereksinim olmadan, kendi kendine yetebileceğini ortaya koydu.
Bir şehir hayal edin, girişinde sizi rüzgar çanlarının sesleri karşılıyor.Bu yerleşim yerinde büyük şehirlerde alıştığımız yüksek binalar yerine, küçük ve betondan yapılmış ilginç yapılar, büyük açık mahzenler, rengarenk yarı açık çatılar, amfitiyatro, yamaca gömülü küçük evler ve yemyeşil bir manzara bulunuyor. Sağlıklı görünen, her yaştan insan bu yapıların arasında dolaşıyor. Burası düşündüğünüz, tipik amerikan yerleşim yeri değil. Aslında burası dünyanın hiçbiryerinde karşınıza çıkabilicek bir yerleşim yeri değil.Ayrıca burada araba ya da cadde de yok. Herşey, birbirine patikalarla bağlı ve yürüme mesafesinde bulunmakta. Bunların yanında alışveriş merkezi, reklam panosu ve ya izinsiz bir şekilde hayatımıza giren hiçbir ticari ürün yok. Eğer isterseniz burada, meyve ve sebzelerinizi evinizin altındaki serada yetiştirebilir ve enerji kaynaklarını kendisi üreten evlerde yaşayabilirsiniz. Burası Arizona çölüne kurulmuş “Arcosanti” adlı çevre dostu kasaba. İleri görüşlü mimar Paolo Soleri ve karısı 1956 yılında Arizona’ya gelerek Cosanti Vakfını kurdular ve Soleri 38 yıl önce, geleceği düşünerek alışılmışın dışında, ekolojik bir kent planı dizayn etti. O, mimari(architecture) ve ekoloji kelimelerini birleştirerek “arkoloji” adlı kavramı yarattı ve arkolojiyi kentsel yaşama uyguladı. Bu şekilde, yoğun, küçük, verimli, arabasız ve düşük enerjiye sahip yerleşim alanları ortaya çıkardı. Soleri 70lerde dünyanın heryerinden yüzlerce gönüllü öğrenci ile Arcosanti’yi inşa etti. Bu projede tasarlanan yerleşim alanı, ekoloji ile kent kavramlarını en iyi şekilde birleştirmiş, 5000 kişiye yaşam alanı oluşturmayı planlayan ilk örneği oluşturuyor. Şuanda kentin sadece %5 lik bölümü tamamlanmıs durumda ve eğer bitmiş olsaydı, kent kendi elektriğini üretiyor, kendine ait su kaynakları bulunuyor ve atık sularını değerlendiriyor durumda olacaktı. Arcosanti bir kent labaratuvarı olarak görülüyor. Öğrenciler hala düzenli olarak burada çalışmak için geliyorlar fakat onlar bu çalışmayı, hayat tarzlarını değiştirecek bir deneyden ziyade beş haftalık bir iş tecrübesi olarak görüyorlar. Ünlü yönetmen George Lucas, Yıldız Savaşları filminin yapımında Arcosanti’den ilham almış ama ne yazık ki yeterli gelirin sağlanamaması ekolojik kentin bitirilmesini engelliyor. Proje, bireysel ve özel şirket bağışlarıyla gelen para sayesinde devam ediyor. Aslında Solari, adeta yeni bir dünya yaratmak istediği için, para herzaman projeye meydan okuyan bir zorluk oluşturuyor. Ona göre uygarlık için stratejimiz, varolan üzerinde yenilik yapmaktansa, olanı yeniden düzenlemek olmalı çünki günümüzde materyalizm ve yeşil birbirinin karşıtı iki olguyu oluşturmaktadır. Solari Arcosanti’nin bitirilemeyişini kendisi için bir engelleme olarak görmüyor, o bu durumu, felaketle sonuçlanacak bir geleceğin, milyarlarca insan üzerindeki engellemesi olarak görüyor. Solari, Arcosantiye başladığında 50 yaşındaydı, şuanda ise 89 yaşında hala dinamik ve istekli gözüküyor. O projenin bitmiş halini göremeyeceğini biliyor. Ölümünden sonra Arcosanti Vakfı’nın kararıyla, proje ya tamamlanacak ya da üniversite ve ya mimarlıkla ilgili bir kurumun denetimine verilecek. Ekolojik kent çeşitli nedenlerden dolayı, tasarlanmış projesinin uzağında çok yavaşça ilerliyor fakat belirtilmeli ki Arcosanti şu anda tam bir sanat ve kültür merkezi durumunda.Burada her ay farklı bir etkinlik gerçekleştiriliyor. Klasik müzik oda orkestrası, tiyatro, bale, modern dans, sanat galerileri, canlı performanslar, resitaller ve festivaller bu etkinliklerden bazıları. Proje hakkında, insanları bilgilendirmek için, özel ve ya günlük turlarda düzenleniyor. Ayrıca bu gerçekötesi kenti daha fazla keşfetmek isterseniz, evleri, gecelik ya da haftalık kiralayarak otel gibi kullanabiliyorsunuz.

http://www.cumhuriyet.com.tr/

Hiç yorum yok: